Kategori: Köşe Yazıları
-

Perdenin Görünmez Rejisörü: Sinema Bize Ne Hissetmemiz Gerektiğini Nasıl Fısıldıyor?
Perdenin Görünmez Rejisörü: Fısıltılar, Yalanlar ve Bize Dayatılan Duygular Bakın ya şu işe perde falan diyoruz da bir de bakmışsınız bildiğin bir ekran bu aslında bildiğin bir hapishane parmaklığı gibi falan ne bileyim yani insanın kafasında koca bir soru işareti beliriyor şimdi sinema hani sanat tamam anlıyoruz da sanatın da bir sınırı bir çizgisi olması…
-

Jeneriğin Altındaki İmzasız İsyan: Sinemanın Kolektif Değeri Neden Görünmez Oldu?
Jeneriğin Altındaki İmzasız İsyan: Sinemanın Kolektif Değeri Neden Görünmez Oldu? Bilirsiniz o anı hani? Film biter ışıklar açılır çoğu insan tıkış tıkış kapıya yönelir gider. Jenerik mi akıyor arkada kimin umurunda o uzun mu uzun yazılarla dolu ekran ne anlama geliyor kimse bakmaz sanırsınız. Ama durun bir dakika ya asıl o zaman başlamıyor mu film?…
-

Perdenin Görünmez Makası: Sinema Kendi Sesini Ne Zaman Kesti, Kim Susturdu?
Yine mi sinema yani? Evet yine sinema. Çünkü abi, bak şimdi, şu koskoca perdenin ardında dönen işler var ya, o parıltılı dünyada bir şeyler yitip gidiyor sanki, farkında mıyız bilmem ama, böyle sessiz sedasız, kulağımızı tırmalayan, içimizi gıcıklayan her ses kısıldı kısıldı hatta tamamen yok oldu bile diyebiliriz, hani şu rahatsız eden, sorgulayan cinsten sesler…
-

“Mühim” Olma Hırsı: Sinema, Ödül Podyumuna Çıkmak İçin Ruhunu Ne Zaman Sattı?
Yani ne bileyim, bir film seyrediyorsun. Hani böyle ‘aaaa, bak bu çok önemli bir film’ diyor herkes etrafında. Koyu renkler, ağır müzikler, oyuncular kendilerini parçalamış, gözlerinde sürekli bir hüzün. Belki bir sosyal mesaj, didaktik mi dersin, ne dersen de, böyle alnına yapıştırılmış gibi duruyor. İşte tam da orada, o an, o ‘önemli’ filmin aslında ne…
-

Perde, “Ayaklanma Posteri”ne Dönüştü: Sinema’nın Konforlu Asiliği ve Gerçek Rahatsız Edememe Hali ÖZET: Modern sinema, gişe baskısı ve toplumsal onay kaygısı…
Perde, “Ayaklanma Posteri”ne Dönüştü: Sinema’nın Konforlu Asiliği ve Gerçek Rahatsız Edememe Hali Şimdi şöyle bir durum var hani yıllardır bu film festivalleri falan, o sinema eleştirmenlerinin o “derin” analizleri eee anlatırım dururum kendime bazen gerçekten ne işe yarıyor bu gürültü diye. Ya da vazgeçtim ya ne gürültüsü ne alakası var şimdi hani o kadar da…
-
Perde, Öteki’nin Suretini Neden Çizmiyor? Sinema Kendi Konfor Alanında Nasıl Bir Hapishaneye Dönüştü?
Perde, Öteki’nin Suretini Neden Çizmiyor? Sinema Kendi Konfor Alanında Nasıl Bir Hapishaneye Dönüştü? Şimdi yine bu sinema denilen şeye takıldım kaldım ya ne bileyim yani insanın sinirini bozuyorlar resmen hani eskiden vardı ya böyle bir beklenti sinemaya gidince tamam diyorsun bambaşka bir şey göreceğim şimdi dünya tersine dönecek belki bilmediğim bir gerçekle yüzleşeceğim filan hep…
-

Görüntüleri Okuma Sanatı: Sinema, Seyircinin Zihninde Ne Zaman Kör Bir Noktaya Dönüştü?
Yani ne bileyim, birileri sanıyor mu ki biz oturup da öyle her şeyi olduğu gibi yutarız filan. Sinema, hani o büyülü perde var ya, bir zamanlar gerçekten bir şeydi. Bir edebi metin, hatta daha fazlası; bir şiir, bir felsefe kitabı gibi okunurdu, hissedilirdi, içinden çıkılmazdı günler boyu. Şimdi ne oldu peki, bir bakıyorsun hop, on…
-

Perde Küresel Bir Tekdüzeliğe Mahkum Mu? Sinemanın Estetik Pusulası Nasıl Şaştı? ÖZET: Küresel pazarın ve gişe kaygılarının dayattığı bir “ortak dil” arayışı…
Şimdi durup da düşününce hani, bu sinemanın estetik pusulası mı şaştı yoksa, bizim mi kafa allak bullak oldu, kararsızım vallahi. Neydi o eski filmlerin tadı ya? Bilirsin böyle, hani bir sahne gelir, ciğerine işler resmen, öyle… Günlerce etkisi kalır üzerinde, oturur düşünürsün. Şimdi? Şimdi sanki bir fast food menüsü gibi her şey; hızlı tüket, unut…
-

Yönetmen Koltuğu, Veri Masası Oldu: Vizyonu Kim Çiziyor, Algoritma mı, Sanatçı mı?
Yönetmen koltuğu, hani o herkesin bir zamanlar kutsal saydığı, oraya oturan kişinin sırtına koca bir vizyon yükü bindiren o koltuk varya… Şimdilerde orası böyle biraz daha… şey gibi sanki, veri girişi yapılan bir masaya dönüştü, tam olarak böyle yani. Hani filmler, bir zamanlar böyle bir adamın ya da bir kadının kafasının içindeki fırtınanın, o acayip…
-

Perdenin Saklambaç Oyunu: Sinema, Sanatı Ne Zaman Kendi ‘Meta-Yorum’una Feda Etti?
Yine o filmden çıktım geçenlerde, hani şu herkesin ‘çok derin’, ‘zekice’ dediği şeyden; kafam kazan gibi. Yok efendim, bu film aslında filmin kendisi hakkında, bak sen… Perde, aynen bizim evin aynası gibi durmuş orada durmadan kendini gösteriyor artık. Sıkıldım, valla billa sıkıldım. Eskiden bir hikaye anlatırdı film dediğin, oturdun mu kaptırırdın kendini, unuttururdu sana beş…