Şimdi oturmuşum burada elimde buz gibi soğumuş bir çay camdan dışarı bakıyorum yağmurlu havaya. Yağmur da dinmiyor, çay da soğuk, hayat gibi diyorum kendi kendime, ne yalan söyleyeyim, biraz da melankolik bir durum.
Aklıma ne geldi biliyor musun? Bu sinema olayı. Hani eskiden vardı ya böyle, tam bize göre, sıcacık filmler. Ne bileyim yani, öyle aşırı sanat filmi olup da kimsenin anlamadığı, “vaaay ne derin” falan denilen türden değil; ya da o devasa gişe canavarları, hani Marvel falan, süper kah

Bir yanıt yazın