Kategori: sinema
-

Sinema Eleştirisi Öldü mü? Beğeni Butonları Estetiğin Mezarı mı Oldu?
Sinema Eleştirisi Öldü mü? Beğeni Butonları Estetiğin Mezarı mı Oldu? Şimdi durup da bir sormak lazım kendi kendimize yani ne ara oldu bu işler? Hani ne ara koca koca eleştirmenler filmler üzerine yıllarını vermiş duayenler o derinlikli analizler yapan insanlar aniden sadece yorumcuya döndüler falan. Yani benim kafam almıyor ne yalan söyleyeyim bir film izliyorsun…
-

Algoritmalar Perdeyi Yazarken: Sinema Veriyle Ölür, Seyirci Neden Susar? ÖZET: Streaming platformlarının algoritma dehlizlerinde kaybolan sinema sanatının ge…
Şimdi yine bu hafta da kafayı taktım bu algoritma denen garabetin bizim izleme zevkimize yani bildiğimiz sinema sanatına nasıl bir kazık attığına hani şu sürekli dönüp dolaşıp aynı şeyleri önümüze getiren o bitmek bilmez öneri listelerine filan öyle bir bunaldım ki bazen diyorum ya kapat şu platformu aç klasik bir şey ya da git bir…
-

Karanlık Salonun İnfazı: Sinema, Evde Tüketilen Bir Ürüne mi Dönüştü? ÖZET: Karanlık salonun büyüsü, kolektif nefes alışverişi ve perdeden yansıyan devasa hi…
O salon yok artık. Yani var aslında da hani böyle ruhu çekilmiş gibi, ne bileyim o bildiğimiz sinema değil gibi bir şey var ya içimde bir süredir. Sanki o büyük, o devasa perdeden yansıyan bir hayal değil de evde, koltuğa yığılmış, ayağımda patlak terlikler, elimde soğuk çay (evet soğumuş çay tadındaki gerçekler dedim kendime defalarca)…
-

Perdedeki ‘Doğruculuk’ Baskısı: Sinema Sanat Özgürlüğünü Mü Feda Ediyor?
Şimdi durup dururken aklıma ne geldi biliyor musunuz? Geçen televizyonda bir belgesel izliyorum, hani şu böyle dünyanın en bilmem ne hayvanı falan serisi oluyor ya onlardan biriydi. Belgeselde foklar var, bir şekilde miyavlıyorlar falan ama tabii kimse onlara “foklar bu hayvanı temsil etmiyor, miyavlaması yanlış” diye bir kural koymuyor. Ama gel gör ki sinema diye…
-

Sanat mı Propaganda mı? Sinema Politik Savaşların Yeni Arenası Olurken…
Bak şimdi. Şey, sinema dediğimiz şey vardı hani, bir zamanlar böyle sadece oturduğumuz, hikaye dinlediğimiz, ne bileyim bazen ağladığımız bazen güldüğümüz bir yerdi, değil miydi ya? Öyleydi yani ben öyle hatırlıyorum, çocukluğumdan beri. Ama şimdi ne oldu biliyor musun? Geçenlerde bir film izledim işte tam adını da hatırlamıyorum zaten önemli de değil ama sanki koca…
-

Yapay Zeka Kameranın Arkasında: Yaratıcılık Yalan mı Oldu, Yoksa Yeni Bir Tanrı mı Doğuyor?
Yahu şimdi… Ne diyeyim ki? Hani şu filmler var ya, hani o her bir karesi, her bir diyalogu, her bir “duygusu” bizim nefesimizle, bizim kanımızla yazılan şeylerdi eskiden. Değil miydi? Yoksa ben mi çok nostaljik oldum birdenbire? Bilgisayarımın ekranına bakıp da böyle, hani o bir zamanlar bize ruh diyen, sanat diyen, insan diyen şeylerin şimdi…
-

“Kolay Tüketilebilir” Sinema ve Düşünen Beyinlerin İnfazı: Neden Zor Filmlerden Kaçıyoruz? ÖZET: Hollywood’dan yerel yapımlara, her köşeden fışkıran sinema e…
Kolay Tüketilebilir” Sinema ve Düşünen Beyinlerin İnfazı: Neden Zor Filmlerden Kaçıyoruz? Şimdi bakın, hani o malum mesele var ya, eve geliyorsun akşama, kapıyı kapatıp dünyanın bütün pisliğini dışarıda bırakmak istiyorsun ya, o an ne izlersin? Netflix’i açar açmaz karşına çıkan, patlamalı, gürültülü, üç aşağı beş yukarı ne olacağını bildiğin bir aksiyon, ya da ağlak bir…
-

Geçmişin Gölgesinde Geleceksiz Sinema: Yeniden Çevrimler ve Yaratıcılık Tembelliği
Yani ne bileyim, bir noktadan sonra insan yoruluyor be. Hakikaten yoruluyor. Hani o her Cuma sevinci vardı ya eskiden, “Acaba bu hafta sinemalarda ne var, ne gibi yeni bir dünya göreceğiz, hangi kapı aralanacak, belki de hiç bilmediğimiz bir duyguya dokunacağız?” diye, o duygu… Şey oldu, soldu gitti. Ya da vazgeçtim, solmak bile değil, resmen…